KURUMSAL YAŞAM KIYAFETLERİNİN EVRİMİ: BAŞARI & GÜÇ SEMBOLLERİ

Özlem Süer  Blog   KURUMSAL YAŞAM KIYAFETLERİNİN EVRİMİ: BAŞARI & GÜÇ SEMBOLLERİ

KURUMSAL YAŞAM KIYAFETLERİNİN EVRİMİ: BAŞARI & GÜÇ SEMBOLLERİ

Bu fotoğraf, ünlü “Working Girl” dizisinden. Kadının, iş yaşamına gerçek anlamda dahil olduğu ve başarısını kıyafetleriyle yansıtmak istediği zamanları çok iyi anlatıyor. Kadınların üzerindeki “power suit”lerden birazdan bahsedeceğiz!


Kimi okuyucuların “power suit” leri hatırladıklarından eminiz. Çünkü bu süitlerin aniden belirdiği zamanlar, kadınların iş yaşamına yoğun bir şekilde dahil olmaya başladığı döneme denk geliyor! “Suitler” (isimleri bile çok şeyi çağrıştırıyor) genelde; uzun bir ceket ve düz bir etekten oluşuyordu ve tamamlayıcı olarak yumuşak, ipek fiyonklar tercih ediliyordu. Ve hikayemiz henüz yeni başlıyor…

 

1987 yapımı “Baby Boom” Filmi’ni izlediyseniz Diane Keaton’un kıyafetleri de dikkatinizi çekecektir. Bir kurumsal yönetici rolündeydi, etrafa direktifler yağdırırken, iş kıyafetinde ince çizgili desenler tercih etmişti. Tam bir yıl sonra, ünlü oyuncu Sigourney Weaver, “Working Girl” ile yine aynı görünümü, kurumsal kıyafetlerinde taşıyordu. Dev bir borsa kurumunda çalışan, sadece birkaç kadından biriydi! (Sekreteri rolündeki Melanie Griffith’in Oscar’a aday gösterildiğini hatırlatmakta fayda var.)

 

Eğer o günleri yaşamamış olsanız bile, “Wall Street Journal” köşe yazarı Teri Agins, o günleri gayet iyi hatırlıyor. “Power suit” ile ilgili bakın neler söylemiş:

 

“Gazeteye başladığım 1984 yılında, “power suit”lerin bir “the look” olduğunu ifade edebilirim. Her iş ortamında hüküm süren bir kurumsal görünümdü. Hatta, 20’ler ve 30’larda iş yaşamına dahil olan kadınların çoğu da bu şekilde giyinirlerdi.”

 

Giorgio Armani ve Calvin Klein gibi isimlerin yarattığı; zarif, pantolonlu takım elbiselerle birlikte (hatta sahte kopyaları da hızlı bir şekilde yaygınlaşmıştı) “power suit”ler birkaç yıl için ciddi anlamda popüler hale gelmişti. Fakat zaman geçtikçe, kadınlar kendilerini “executive suit”lerin içinde daha güçlü hissetmeye başladılar ve işler değişiyordu…

 

Agins, ilgi çekici bu değişimi şöyle anlatıyor:

“90’larla birlikte iş kadınları, geniş omuzlu ceketleri terk ederek; daha yumuşak ve daha lüks kumaşlara eğildiler. Örneğin; Donna Karan gibi tasarımcıların kullandığı kumaşlar…

 

Donna Karan’ın; daha lüks, pahalı ve üst kalite kıyafetlerinde; kumaş olarak kaşmir ve “suede” kullanılıyordu. Aksesuar olarak, yapay deri ve deri desenleri tercih ediliyordu. Gücün yansıtılması adına bu değişimler, farklı birer yenilikti ve dikkatleri üzerine toplamıştı. Zenginliği ve sınırsızlığı yansıtıyordu. Seksi bir görünümdü; ama asla bayağı değildi. Kadınlar bu kıyafetleri bir yönetim kurulu toplantısında giydiklerinde, gördükleri saygıdan hiçbir şey kaybetmezlerdi.

 

Güç sembolü odaklı; iş kadınlarında, kurumsal yaşamda gücü yansıtan bu temsil, yeni-milenyum dönemiyle birlikte gerçek anlamda bir “challenge” yaşadı! Hem de en büyüğünden!

 

Bu büyük değişimin sebebi, “dot-com” internet şirketlerinin kendilerini göstermesiydi. “Casual” iş ortamları standart hale gelmeye başlamıştı. Herkesin, hatta CEO’nun bile bir t-shirt ve jean giydiği bir iş ortamında gücü ima etmek için nasıl giyinebilirdiniz ki?

 

Peki o halde güç sembolleri nereye evrildi? Cevap: İyi terzilik! (Kesim, dikim)

 

Eğer giydiğiniz kıyafet çok “casual” bir tarzı yansıtsa bile; bedeninize tam uyumluysa, size çok daha iyi bir duruş kazandırır! Daha uzun ve daha otoriter bir görünüm sağlar!”

 

Dan Lawson’ın konuyla ilgili düşüncesi de aynı: “Güç algısı mı yaratmak istiyorsun? Daha fit kıyafetler tercih etmelisin.”

 

Günümüzde, kurumsal ofislerde kadınların tercihleri, kıyafetlerin yaydıkları mesajlar, son trendler ve daha fazlası… Gelecek makalelerimizde hepsine yer vereceğiz. Bizi takip etmeye devam edin.

No Comments
Leave a Comment:

0
    0
    Sepetiniz
    Sepetiniz Boş