TARİHTEN, ÇOK İLGİNÇ 2 TREND

Özlem Süer  Blog   TARİHTEN, ÇOK İLGİNÇ 2 TREND

TARİHTEN, ÇOK İLGİNÇ 2 TREND


Çok fazla renk çeşidinin kullanıldığı rengarenk saçların, piercing’lerin, armadillo (tatu) ayakkabıların 21.yy’ın moda trendlerine son noktayı koyduğunu düşünenlerdenseniz, yanılıyorsunuz! Farklı ve şaşırtıcı nitelikleriyle öne çıkan, hatta ilk bakışta tuhaf karşılanabilecek trendler, sadece modern dünyaya ait değiller. Geçmişte de vardılar… Geniş hacimli peruklardan kişisel oda parfümlerine, cambazların kullandığı ayaklıklarla yürüyen insanlara kadar; moda tarihini incelediğinizde şaşkınlığa düşeceğiniz birçok trend vardı. Bu trendlerin baş tetikleyicisi çoğu zaman, insanların ait oldukları sosyal sınıfı gösterme istekleriydi.

 

1. Kokulu Konik Mumlar

Yukarıdaki görsel, İngiliz Müzesi’nden. Antik Mısır’da, lahit üzerine çizilmiş bir resim. Bahsettiğimiz lahit, MÖ 1350’lerde yaşamış Nebamun’a ait. Bu resimde, soylu kadınlar ve başlarında taşıdıkları kubbeye benzer koniler görüyorsunuz. O zamanlarda, tahmin edebileceğiniz gibi deodorantlar henüz yoktu, soylu kadınlar başlarının üzerinde bu şekilde kokulu koniler taşırlardı. Bu kokulu koniler, onlar için kişisel bir parfümdü. Parfümlerin yapımı için mum veya yağ kullanılıyordu. Özellikle resmi ziyafetlerde ve kapalı törenlerde tercih edilirlerdi. Fonksiyonları da bir o kadar ilginç! Sıcaklıkla birlikte bu koniler erir ve etrafa güzel kokular yayardı.

Bununla birlikte, arkeolojik kanıtların yetersizliğinden dolayı (arkeologlar henüz benzer, bozulmamış bir koniye ulaşamadılar) bazı “Eski Mısır” bilimcileri, resimdeki konilerin sadece bir resim olarak kabul edilmesi gerektiği kanısındalar. Yani, kokulu koniler belki de sadece resimlerde hayal edildi ve hiç kullanılmadı. Henüz kesin olarak bilinmiyor.

 

2. Koku Tozlu Peruklar

16.yy’da, peruk yapımının artışıyla, peruk takmayı tercih eden insan sayısındaki artış bir rastlantı değil!

Orta çağ zamanlarında peruk, hem kadınlar hem erkekler için bir zenginlik ve yüksek sosyal statü sembolüydü. Bu tür aksesuarların kullanımı, özel bir zaman gerektirirdi ve böyle bir zamana sadece zengin insanlar sahiptiler. Bu nedenle, özellikle de saçları dökülen yüksek ve orta sınıfa ait kişiler; at ve keçi kılından, hatta insan saçından yapılan peruklar giymeye başladılar. Bu takma saçlar ayrıca; lavanta veya portakal tozu kullanılarak kokulu hale getirilirdi. Bu dönemlerde ne yazık ki frengi hastalığı oldukça yaygındı ve kokulu peruk kullanan kişiler böylelikle, bir frengi belirtisi olan kokuları da maskelemiş olurlardı!

Ancak bu trend, King Louis’nin de takma saç kullanması ve modanın yükselişiyle birlikte artık, daha çok, bir “gerekliliğe” dönüştü! Frengi, saç dökülmesine yol açan bir hastalıktı ve büyük ihtimalle 14. Louis de bu hastalığa yakalananlardan biriydi, çünkü henüz 17 yaşında kelleşme problemi yaşamıştı. Louis, bu problemi ortadan kaldırmak için tam 48 peruk ustası görevlendirmişti.

Kuzeni, İngiltere’den II. Charles da karmaşık saçlarını örtmek amacıyla peruk kullanmaya başlayınca, peruk takmak artık çılgın bir moda halini aldı diyebiliriz. Koku tozları içerdikleri için “kokulu peruk” da denilen bu takma saçlar, bir “look du jour”, yani neredeyse giyilmesi zorunlu haline gelmişti. Ta ki, 18. yy. sonlarına kadar… Fransız İhtilali ile birlikte peruklarda kullanılan takma saç tozlarına İngiliz vergisi getirildi ve herkes, doğal hallerini korumayı tercih etti.

 

 

No Comments
Leave a Comment:

0
    0
    Sepetiniz
    Sepetiniz Boş